
takvimlerden haberim var, geçiyor yıllar...
ben ne yelkovana dur diyebiliyorum ne akrebe ne güne ne aya ne yıla...
hiçbiri bana sormuyor ki geçmek için, öylesine geçip gidiyorlar...
bir şeyler olup bitiyor...
iyi veya kötü,anımsanmaya değer veya değmez...
bir şeyler etrafımda dönüyor,
oynuyorum veya oynamıyorum...
bana sormuyorlar, geçip gidiyorlar...
belki oturup bu yıl iyiydi kötüydü şuydu buydu demek istemiştim günler öncesinden.
ama istemedim şimdi.
kendimi yorgun hissettim.
koca bir yılın yorgunluğu değil, son birkaç saatin yorgunluğu var üzerimde.
yılların getirdiklerini iyi bile taşımışım diye geçiriyorum kafamdan.
ne günler ne saatler vardı hafızalara sığmayan, şimdi küçülüp yenilir yutulur hale geldiler...
ne günler vardı içime koca bir taş gibi oturan, şimdi kum tanesi oldular...
insan ne kadar unutmayacağını iddia etse de unutuyor bazı şeyleri,onları ufalayıp koyuyor değerlilerinin yanına...
harikalar, muhteşemler küçülüp "ne güzeldi be..." diye başlayan birkaç cümlenin içine sığıveriyor.
kederler, mutsuzluklar da aynı kaderden muzdarip...
bir şeylerin işleme şekli böyle işte...
şimdi yeni bir yıl gelecek, kapıda, eli zilin üzerinde...
içeride bir şeyin geleceğinden haberdar bir ev sahibi var...
o hazırlıklı...
her yıl gelir bu misafir...
yeni şeyler getirip eskilerden götürür gider...
siler bazı şeyleri, bazı şeyleri yeniden yazar...
bazen çok kalmış gibi olur,
bazen pek çabuk gittiğini düşündürür...
ama sormaz gelmeden "gelebilir miyim?" diye...
sadece gelir,
gidişiyle gelişi bir olur,
bir saniye bile değilken...
herkes mutlu olur,
gelene bakarlar, gidenden çok...
ertelediklerini,umutlarını sunarlar ona
dilekler dilenir...
"bak şimdi ne yaparsam öyle geçecek bu yıl..."
10
9
8
7
6
5
4
3
2
1
...
sadece üç noktalık bir zaman dilimidir oysa.
vardır bir şeyler ama belirsizdir.
merakımdan severim yeni yılları.
güzel şeyler isterim.
o hiç bir şey söylemez ama beklerim.
"güzel şeyleri sunacağı gün"ü beklerim.
yine bir bekleme sürecine giriyoruz,
dileğim bu misafirin herkese umduğu kadar güzel şeyler getirmiş olması...
hoşgeldin misafir,
başım üstünde yer beğen...














