28 Eylül 2008 Pazar

kurs murs,şarkı markı,ben men...

geçen gün limewire'a kafama göre şarkı ismi girdim durdum,bulduğum şarkıların rock ve sountrack olanlarını indirmeye koyuldum(ne saçma di mi)
pek çoğu da inmedi,"daha sonra iner,kullanıcısı olur"diye de beklemedim,şu an inmiyorsa muhtemelen hoşa gitmeyen şarkılar diye düşündüm...gerçi çoğu kişinin dinlediği isimler çoğu zaman bana zevk vermiyor.bazen de 'bunu herkes dinliyor' deyip soğuyorum gruptan...klip çekilen şarkılara olan soğukluğum gibi.bilmiyorum belki de aptalca ama hisler bu akıbette:)

neyse şarkıların birkaç tanesini indirdim sadece bir tanesi hoşa gitmeyi başardı:

"Skillet-You are my hope"

You are my hope
You are my strength
You're everything
Everything I need
You are my hope
You are my life
You are my hope
You are my hope
...
Carry on and
I sing of how
You love and I love you now
All the times that I start to sink
You come and you rescue me
You are my hope
...
bir kısmı sözlerinin böyle işte,hoş di mi?
aradığım sözcüklerden biri "hope" idi:)
umudu birisine bağlamış bu şarkı da ama olsun dedim "umut umuttur,en azından melankolik değil"
şimdi de onu dinliyorum...
media playera 5-6 tane de "anything else but you" koydum(juno sountrack)
o da pek hoşuma gidiyor,filmin en güzel kısmı bu şarkıydı galiba...filmin sonunda merdivende iki insan bu şarkıyı söylüyordu...
bazen öyle şarkılar oluyor ki gecenin bir yarısı canım dinlemek istiyor,bazı filmler de var böyle...
ama iyi hissettiriyorlar cidden:)
mesela ben uyumuş olmalıydım ya da pek sevgili kitabınm "ateş ve kül" ü okuyor olmalıydım ama oldu olan işte :D
* * *
hee bu arada Ankara'ya gittiğimde şu kursları da hallettim:)
artık "okulu bitireyim de bir de grafik okuyayım" derdinden kurtuluyorum galiba...
bu kurs bana hayırlı uğurlu olsun:)
ve bir de resim kursu var tabiiiiiiiiiiiiiiii(oley!)
geçen yıl yarım kalmış gitar kursuma da devam etmek istiyordum fakat aştiden ümitköye kadar bir sürü valiz+gitar taşımak zor geldi biraz(e haliyle)
ama "gitar eğitim merkezi" bir yere gitmiyor,Ela hoca da(i hope1)
yani geç kalmış sayılmayız,zaten birkaç aylık eğitimden sonra artık sevdiğimiz parçaları gayet rahat "vuruşu neydi bunun,arpeji ne" diye sorular olmadan çalıyor olacağız(i hope2)
bu yazki durumumu düşününce bu sorulardan kurtulmak titanicten kurtulmaya benzeyecek:)
ve tabi beraberinde "sil baştan" v "beni bırakma-f.d" yı çalmaktan da artık kurtulmuş olacağım...
sevdiğim parçaları defalarca çalmak artık onları sevmemek kategorisine götürdü ya :'(
düşün feridun'u bile 8-)
* * *
neyse sıkıldım galiba,günlükten sıkıcı oldu burası...
sıkmak istemiyorum.
pıy!

2 yorum:

Batuhan Doğu Alkaya dedi ki...

..=)=)
çok güzel ya ..
olduğu gibi yazıyorsun ..
olduğun gibi ..
insanın gözünden yaptıkların film şeridi gibi geçiyor , inan kitap okurken nasıl karakterleri gözümüzde canlandırıyorsak öyle canlandın gözümde.. :)

şunu söylemeliyim ki , ben hiç sıkılmadım :)

a.nur... dedi ki...

:)
saolasın,
şu hayatta en önem verdiğim konulardan birisi de "samimiyet" tir.ama insan bazen kafasında oluşturduğu düşünceleri eyleme dökemiyebiliyor...samimiyetimiz bir kişiye ulaştıysa,o kadar olabilmişsek ne mutlu bize:)

sıkılma konusuna gelince
pek sıkılan birisi değilsin herhal:))
tşk ettim;)