14 Aralık 2008 Pazar

geç-miş midir?

birkaç gün önce bir nişanda , görmekten uzun zamandır haz etmediğim birini gördüm...ondan "bir arkadaş" diye bile bahsedemem,kendisi benim içimde oluşan "arkadaş" , hatta "en yakın arkadaş" tanımını sarsmış, yok etmiş biridir çünkü.
yine zoraki bir selamlaşma yapmak zorunda olduğumuzu biliyordum.
onun samimiyetsiz gülücükler atmasına tahammül edemeyeceğimi de...
ama gitmem gerekiyordu o nişana...
bahsi geçen zat yine en "şirin" halini takınıp kucaklaşmaya varan bir selamlaşmada bulundu.
bu selamlaşma zoraki kalkmış bulunduğum bir oynama devresindeydi ki bir ara topluluktan sıyrılıp karşılıklı oynama işkencesini tattım.
sonra haydi hareketlen yok bir daha oynayalım,yok zeybek oynayalım...
kendimi sandalyeye nasıl attığımı bilmiyorum.
bana o kadar kötü şeyler yapmış bu insanla nasıl selamlaştığımı bile bilmiyorum,hoş!
onu görünce neden suskun ve "küçülmüş" hissettiğimi de bilmiyorum.

6 yıl önce insanlar şaşırmıştı bana...
"hala nasıl konuşabiliyorsun onunla?" diye...
"çok sevmişim,beş yıllık bir arkadaşlığı silip atamamışım"
işte cevap buydu...
ama şimdi büyüdükçe ve gerçek arkadaşığı tattıkça o insanı yücelten her şey silinip gidiyor.
silgi tozları içimdeki kırıklar oluyor.
evet,hayatta biri beni kırmıştı.
gerçekten "kırılmak" neyse bunu tattırmıştı bana...
parçaların asla birleşemeyeceği bir kırıklık söz konusuydu.

onun bıraktığı geçmişte asılı kalan sorular da vardı.
ona sormuştum ama yanıtlar inandırıcı gelmemişti.
bugün bir yazı yazdım birine.
6 yıldır kafamı kurcalayan sorulara yanıt aramak adına...
"arkadaşlık vardı bir yerde!" demek için uzun cümleler kurdum .
6 yıl önce seslenemeyeceğim birine söz oldum.
içimde kalmasın diye...

5 yorum:

Fatı, dedi ki...

slm canım yazın gerçektende harika bu yazındaki olayı yaşıyanların çoğunlukta olduğunu bende gördüm ..:) nefret bazen sevgiyi getirir veya nefretle baktığın kişiyi aslında çok seviyosundur gibi geldi bana bilemiyorum...:)sevgiler

_zAhir_ dedi ki...

ahh abzen nasıl da karşı koyamıyoruz hayatın getirdiklerine...bir daha hayatında seni kıracak kimse olmaz umarım..

Kayıp Renk dedi ki...

öfke gibi,
affetmek de var içimizde bir yerlerde..olmalı da...

yoksa nasıl yaşanır dostla düşmanla?

hangisine hiç kızmayız?

kendimize bile kızarken üstelik, zaman zaman.

:)

a.nur... dedi ki...

@Fatı
zamanında çok sevdiğin biri sana çok kötü bir şey yapınca inanasın gelmiyor, zaman geçse de bir türlü kabullenemiyorsun bazı şeyleri...aslında sevmiyorum artık onu ama anladığım bazı şeylerin yanlış olmasını dilerdim.o zaman 5 yılımı boşu boşuna harcadığımı düşünmezdim ve insanlara olan güvenim sapasağlam dururdu bir yerlerde...
@zahir
bazı şeylerin olması gerekiyor belki de...bilmiyorum.umarım bir daha olmaz,tşkler:)

@kayıp kent
affetmek olmalı elbet ama zamanını bilmeli...kişiye hemen affetmiş gibi davrandıysan, o , hatasını anlamayabiliyor,hatta suçlu senmişsin gibi davranabiliyor.

ama affetmek güzel şey...
hatta affedilmek de...

Hayatın Ortasında dedi ki...

"SEVDİKLERİME KIZABİLİRDİM;
SEVMEK BANA
MAHZUN DURMAYI
ÖĞRETMESEYDİ... Orhan Veli "

Ama sadece sevdiklerime, diye eklemek istedim..