13 Mart 2009 Cuma

içini dökme şeysi-3

Ben seviyorum hatıraları. Küçük küçük şeyleri bir köşeye koyup sonra onlara tekrar tekrar bakıp hatırlamayı, o anı yeniden yaşamaya çalışmayı... Ama geçmişte öyle şeyleri kıyıya köşeye doluşturmuşum ki o anları tekrar yaşamak bana iyi gelmiyor. İyi değilken insan iyi olmaya da çalışmıyor. Başım çok kalabalık, sınavlar, şehir dışından gelecek arkadaşlar, başka misafirler, kurslar falan filan... Ama asıl kafamı ağır yapan birkaç konu var ki...
Ne anlatıp iyice içimi sıkmak istiyorum ne de susup oturmak.
Geçmişten kalanlara bakıp bakıp moralimi bozuyorum.
Bunu neden yapıyorum?
Bilmiyorum.

4 yorum:

antepian dedi ki...

Bilmiyorum sever misin ama, geçmişimizde aynı dertten muzdarip olan atalarımız bu sıkıntılarını giderecek komple bir tedavi yöntemi bulmuşlar...

Biraz külfetli olsa da; "rakı sofrası" ismi verilen bu ilaç saydığın dertlere bire bir gelmekte, bünyeye restart çektirip her şeyi tekrar kavramanı sağlamakta.

Dene derim.

a.nur... dedi ki...

Denemedim, denemeyi düşünmedim, deneyenlerde anlık unutmalar dışında bir şey gözlemlemedim. Ben geçici unutmalar değil, kalıcı çözümler istiyorum. Ve sözüm meclisten dışarı, her içinden çıkılmaz boğucu durumda kendini bir içeceğe vuranların kişiliklerinden şüphe ediyorum.

antepian dedi ki...

Bambaşka oldum yahu.

Digital Kelebek dedi ki...

Zaten bu tür sofralar kilo da aldırıyor antepian..
:)

Aslında kalıcı olarak silinse bir anımız bile, sanki zincirleme tüm hayatımız silinecek gibi geliyor..
Hepsi zincirle bağlı gibi..

Belkide bana öyle geliyor:)