17 Mayıs 2009 Pazar

Galilei'nin Yaşamı




Daha önce bilim için bir şeyler yapma peşinde olan ve sırf bu yüzden yakılarak öldürülen adam(Giordano Bruno)ın hayatını konu alan tiyatrodan söz etmiştim. Bu yakılma olayından 10 yıl kadar sonrasını kapsayan bir yaşam bu "Galiei'nin Yaşamı" adlı oyun. Önce Giordano Bruno izlenmeli, sonra bu oyuna gidilmeli, her şey o zaman daha bir anlamlı gözüküyor, çünkü oyunda çok fazla ismi geçiyor Giordano'nun.
Bilim söz konusu olunca ve başınızda baskıcı bir kilise varsa, tarihte bilim uğruna birileri yakılmışsa zaten bahsedilmemesi garip olurdu.

Oyuna "Gausss kişisi" diye bahis eylediğim arkadaşımla gittik, onun bilime ilgisi olunca seçimi bu oyundan yana kullandık. Oysa oyun çok fazla bilimsel gerçekten bahsetmiyor, herkes gidebilir, eğlenebilir:) Hatta bence gidilmeli ve düşünce özgürlüğünün ne güzel bir şey olduğu görülmeli...Şimdi bizleri zorluyorlar bilim için, düşünce için; oysa o zamanlar bunları düşünmek suç, bunlar öcü, bunlar günah imiş, ne garip...

İki buçuk saat, iki perdeden oluşuyor oyunumuz. Galiei'nin ilk fikir aşamaları, sonraları teleskopun icadıyla gök bilim hakkında oluşan güçlenmiş fikirler, fikirleri başkalarına açma, çok küçük bir kitle tarafından destek, büyük bir kitle tarafından köstek...
Dünya'nın Güneş etrafında dönmesi gerçeğini insanların kabullenememesi...
İnsanların kabullenmesinin öneminin olmaması, kilise, engizisyon, papa nın her şeyin üstünde olması...
Herkesi ardında bırakıp, fikirleriyle dimdik duran, durdurulamayan bir bilim insanı...
Kızı bile desteklemiyorken onu, onun ardından giden 3 kişi...
Gizliden gizliye yapılan çalışmalar...
Aklın her şeyin üstünde tutulması gerektiği gerçeği...
Bunların yanında benim oyunda en çok sevdiğim şeylerden biri, oyunu bir anda durdurup araya tarihleri ya da ara açıklamaları yapan birinin olmasıdır. Bu oyunda bu olunca çok hoşuma gitti.
Ve bilim vs, belki insanları konu bazında sıkabilirdi; fakat eğlenceli, renkli kısımlar da mevcuttu. Kostümler harikaydı mesela:) Şu resimde gördüğünüz kısım müzikal şeklinde işlenmişti mesela...


Oyun hakkında fazla bilgi yoktu nette, yazayım belki bir yararlanan olur istedim. Çok ahım şahım bir oyun değil ama koltukların yarısının boş kalacağı kadar da kötü bir oyun değildi bence... Ön yargılı olmamalı:)
Biraz daha bilgi vermek gerekirse...

Yazan: Bertolt Brecht
Müzik: Hanns Eisler
Çeviren: Ahmet Cemal
Yöneten: Erhan Gökgücü
Yönetmen Yardımcıları: Serdar Kayaokay, Hande Keçeci, Ümit Bahadır Tunç

Rol Dağılımı:
Tamer Levent, Rengin Samurçay, Çetin Azer Aras, Serdar Kayaokay,
Alper Tazebaş, Yavuz Sepetçi, Şemsettin Zırhlı, Fuat Çiyiltepe, Volkan Benli,
Ersin Ayhan, Özlem Tokaslan, Bahadır Tunç, Koray Alper, Hande Keçeci,
Çağlar Maçkalı, Tülay Sarıcı, Sahir Tamer, Eşref Pişirici, Pınar Uslu,
Özgür Günay, Hasan Ataman, Erkan Erkoç, Gökhan Olcay, Ali Nihat Yavşan, Volkan Eliaçık, Murat Ateş, Mahmut Işık, Tuba Tazebaş

2 yorum:

Kadim dedi ki...

ben izlemek isterdim...

a.nur... dedi ki...

Sanırım bu yıl oynamıyor, gelecek zamanlarda tekrar ortaya çıkarsa belki izlersiniz :)