31 Ağustos 2009 Pazartesi

Tek Dostum Sensin Günlük

Bugün eski kitap ve defterleri karıştırıken eski günlüğümü buldum. Daha doğrusu bu benim ciddi olarak başladığım ilk günlüğümdü. 2002'de yazmaya başlamış olduğum(13 yaşındayım) bu günlüğü okurken halden hale girdim. Kimi yerde "ıyyy böyle şeyleri nasıl diyebildim" tepkisindeyken, kimi yerde " çocukken bu lafı nasıl edebilmişim" dedim.Ergenliğin nasıl bir şey olduğunu bu günlüğü okuyan biri çok iyi anlardı herhalde. Sanki hayat arkadaşlar, pembe diziler ve okuldan oluşuyor. Aileyi bir sevememe, onlardan kaçma... Bir asilik, bir kendini beğenmişlik, bir beğenmemişlik. İşte gözüme ilişen birkaç kısım:

*"...Az önce müzik dinledim. Radyoda maalesef AYYÜZLÜM çıkmadı. O şarkıya bayılıyorum. Bir de dizilerden Vahşi Güzel'e bayılırım."

* "...Bu büyüklerin bir dedikleri bir diğerini tutmuyor. Sonra da geleceğini mahvedeceksin diye lafı ağzıma tıkayıverdi. Ben de "mahvolsun geleceğim, bitsin!" deyiverdim."


*"...Yazacak halim yok. Çok çirkin yazıyorum ama kimse bana karışamaz. Hiçkimse!"


*"...Ben kimseyi anlamıyorum bu dünyada! Ya onlar çok anlaşılmaz ya da ben çok aptalım."

*"Şu anda dersteyiz. Bella'in selamı var. Özge Hanım da oyun oynuyor..."


* "En sevdiğim şarkılar: Tarkan-Gitti gideli, Hakan Peker-Aşk bana lazım, Ayna-İstanbul Senmişsin, Çelik-Silinmeyen Hatıralar..."

*"Selam günlük. Bugün çok önemli bir haber aldım. Özge bana kimi sevdiğini söyledi!"

*"İlk kopyama imza attım. Sıraya yazdık. Yine de 4 bekliyorum. Ama yakalanmadıktan sonra hiçbir tehlikesi yokmuş!"

Ve birkaç şiir ilişti gözüme:

"İhtiyacım olan
Bir defter ve bir kalem

Önce kelimeleri sonra da

Mutluluğumu yazmak istiyorum
Yazmak kalıcı olur bazen

Bazense çabuk silinir.

Benim kalemlerim silinmeyenlerden olsun diyorum.
Yazınca anlatmak,
Sığdıramamak istiyorum.
Boşlukların sıkıcığını hissetmiyorum o zaman.
O zaman sadece mutluluğu hissediyorum.
..."


"Beraber ıslanalım bu yağmurda

Beraber ıssız sokaklarda koşalım umursamazca

Belki bir bakan, "deli" diyen olur
Gözlerimizin içine bakarak
Hiç olmazsa biri bizi umursar
Sessiz sokaklar bayram olur bir anda
Beraber seviniriz,
Eski ve yıpranmış,
Unutulmuş günlerdeki gibi...
Beraber bir şeyleri paylaşırız,
Dostluklardaki gibi...
Ve sonra sen, her zamanki gibi,
Arkana bile bakmadan çeker gidersin
Hikayenin en tatlı yerinde...
Beni yüzüstü bıraktın diye,
Ağlarım gecelerce..."

4 yorum:

melankolikdeli dedi ki...

benzer yazılar yüzünden koca bir günlüğü yırtıp atmışımdır (:

"Ama yakalanmadıktan sonra hiçbir tehlikesi yokmuş!"

kötü örnek oluyorsun :p

CaRtMaNtR dedi ki...

Çocukken hiç beceremezdim bu günlük işini hatta okulda kompozisyon yazmaktan bile sıkılırdım. Gel zaman git zaman sonunda basketbol hakkında yazılar yazarken buldum kendimi ama bazen ilk denemelerimi okuyorumda bunu yazanla nasıl aynı insan olabiliyorum diyorum :D

mehmet akif dedi ki...

seni senin bakış açınla anlatan günlüğü sevme, başkalarının günlüğündeki seni sev. yani bence

a.nur... dedi ki...

@melankolikdeli
Ben günlüğünü yırtıp atanları anlamıyorum ve anlamayacağım:))

@cartmantr
Bence değişim göstermesi güzel bir şey. Yani bu demektir ki olgunlaşmışız, daha normal düzeyde bir insan evladı olmuşuz. Hele yazıdaysa gelişme, senin durumundaki gibi, bu harikulade bir şey!

@mehmet akif
Başkalarının günlüğünde ben var mıyımdır ki? İşte bu da bir sorudur. Cevabı kuvvetle muhtemel belli olan bir sorudur hem de:))