8 Ekim 2009 Perşembe

Gizler Çarşısı

Tiyatro sezonunu açmış bulunduk. Sezonun yeni bir oyunu olan "Gizler Çarşısı" ndan yaptık tercihimizi(Ankara Devlet Tiyatrosu). İsmi ilgi çekti elbet, sahnesi yolumuza uydu, biletler günler öncesinden alındı...

Her oyun, hakkında bir şeyler yazılmayı hak eder mi bilmem. Tamam emektir, iyidir, hoştur ama paylaşmanın heyecanı da olmalıdır. Gizler Çarşısı bende bu heyecanı uyandıran bir oyun değil. Amma velakin bahsedeyim istiyorum oyundan, belki bir bilmeyen fikir sahibi olur...

Şöyle ki, güzel bir açılışı vardı. Bize ilk gizler çarşısını gösterdiklerinde "İşte bu, tiyatro dedikleri bu" dedim ben içimden. Masal diyarı gibiydi, dumanlar içinde çeşit çeşit insan, uzaklardan gelen bir ses... Bir yandan ürpertici, bir yandan merak uyandıran bir çarşı...



Oyun fantastik, mesaj "paranın yaptıramayacağı şey yoktur". Konu "Doğum ile ölüm" .Anlam yüklenmiş nesneler, paranın orta yerinde toplaşan insanlar...

Bu oyunda korku var yer yer;sonra, trajik bazen, bazen komik, bazen sinir bozucu, bazen sıkıcı. Biraz karmaşık geldi bana, alakasız kişiler, bağırıp çağıran bir kadın.

Sonra, oyuncuların sahneden çıkıp seyirciler arasına karışması güzeldi.

En güzeli de Uğur Çavuşoğlu'nun olmasıydı açık konuşmak gerekirse. O olduğu için sonuna kadar izleyebildik biz. O merdivenlerden çıkıp arka sıramızdan geçti, bunu sevdik. Sesini dinledik bol bol...


Oyuna giderseniz oyunda çok eğreti durmuş bir oynama(oyun havası) faslına şahit olacaksınız. Bunu neden yapmışlar anlam veremedim ben, anlam veren beri gelsin.
Neyse... Bölük pörçük bir yazı oldu; lakin, bulunsun istedim ben. Tiyatroya gitmek güzel sonuç olarak, oyun beklediğim gibi olmasa da oyuncular görülmeye değerdi.
Bir sonraki oyunu heyecanla anlatmayı dileyelim son olarak.
Sezonumuz hayırlı olsun:)
Bilgi Faslı:
Yazan: Turgay Nar
Yöneten: Laçin Ceylan
Dekor Tasarım: Turgut Kocaman
Giysi Tasarım: Ceren Karahan
Işık Tasarım: Şükrü KırımoğluAsistanlar: A. Murat İleri, Gülay Gür Bayram
Sahne Amiri: Pınar Güldü Kondüvit: Ersin Baytaş Suflöz: Filiz Yılmaz Işık Kumanda: Gökhan TokgözDekor Sorumlusu: Mustafa DalbudakAksesuar Sorumlusu: Murat ÜstünMekanik Sorumlusu: Ercan Şahin

Rol Dağılımı:
Ali Hakan Beşen, Uğur Çavuşoğlu, Nezih Işıtan, Mehmet Gürkan, Halil Akarsu, Yaprak Onat, Pınar Sesveren, Sanlı Baykent,Elif Çelikcan, Gülay Gür Bayram, Acan Ağır Aksoy, Mevlüt Ebter, Birce Birsel Çağlar, İnan Yılmaz, Elif Aykanat,
Hüseyin Yunus Çakıroğlu, Celal Murat Usanmaz, Müge Buket, Nimet İrem Güler, Emel Özdaş Aydın, Muzaffer Doğukan ÖzmanMehmet Onur Atbaş, Gökhan Koçak, Pınar Berkmen, İsmet Tamer, İpek Öykü Üstün

25 yorum:

melankolikdeli dedi ki...

o kadar uzun zaman oldu ki tiyatroya gitmeyeli :/ son gittiğim iki oyun : biri üni'de "bahar noktası" diğeri de 2 sene önce "lüküs hayat"... vakit olsa da gitsek :/

Adsız dedi ki...

Rezalet bir oyundu... Yorumsa ayrı bir rezilik. Tabii Ankara seyircisi bu kadar kalitesiz olunca adamlar ne sahneye koysa alkış almaları doğru...

Allahım yoruma bak, oyuncuların sahne arasında dolaşması güzelmiş... Diyecek söz bulamıyorum, hazır elinizin altında Internet gibi bir nimet varken okuyun da öğrenin biraz Allah aşkına...

a.nur... dedi ki...

@melankolikdeli
İsteyen vakit bulur be deli:)
Boşluk moşluk hiç mi yok?

@adsız
Hakaretler için teşekkür ederim. Ben oyuna harika demedim zaten ama sizin kadar da alcaltıcı, öne konulan bir emeği aşağılayıcı konuşamıyorum, bu da benim kusurum olsa gerek. Okuyup, öğrenip de sizin gibi olacaksam, kalsın o okumak, istemiyorum.

ipek dedi ki...

Arkadaşlar merhaba... Ne yazık ki Türkiye'de şöyle bir gelenek yok : Önce oyunu okuyup sonra oyunu izlemek. Bunun nedeni, yazar ne yazmış, yönetmen nasıl yorumlamışı anlayabilmektir. Bırakın vaktini tiyatro ile değerlendirmek isteyen sıradan izleyiciyi, entellektüel izleyici bile başvurmaz bu yönteme. Böyle olunca da "tiyatro arkaik bir sanattır" gibi güdük tartışmaları sererler önümüze zaman zaman. Oysa tiyatro kollektif bir sanattır, yazarı,yönetmeni oyuncusu,dekorcusu ve ışıkçısıyla beyaz kağıt üzerinde duran metni ortak yorumlarıyla ete kemiğe beraber dönüştürdükleri bir sanat. Oyunu izleyen biri olarak tüm eleştirilerinize üzülerek katılıyorum. Turgay Nar oyunlarının geneline baktığımda, bu oyunda hem ideolojik hem de estetik açıdan son derece yanlış bir yorum sunulmuş yönetmen tarafından. Biraz önce de dediğim gibi tiyatro kollektif bir sanattır. Aynı yazarın Çöplük oyununda Haluk Bilginer ve Ahmet Uğurlu'nun harikalar yaratması sanırım bunun sonucuydu. Ve bu oyuna baktığımda provalarda yazar ve yönetmen acaba ortak çalışmadılar mı diye geliyor aklıma. Yoksa bugün Türk Tiyatrosunda çok önemli bir yeri olan Turgay Nar bu kadar basit ama bir o kadar da vahim hatalarla önümüze serilmezdi...

buraneros dedi ki...

Oyun değil de yazı ilgimi çekti... Beğenmediği bir oyunu da bu kadar güzel ifade etmek a. nur'a yakışmış. Tam da şahane bir yorum/yazı demek için açmıştım ki yorum sayfasını; gördüm yine bir adsız kahramanı, ve şapşahne ve yakışır bir cevabı... Kazançlı bir gün:)))

Adsız dedi ki...

Oyunu anlamak içib biraz Thomas Pynchon, biraz da Orhan Pamuk'un uyguladığı yazım tekniklerine bakmak lazım. İktidar, kültürün altındaki yeraltı dünyası, o oyun havası ise hepimizin "iğdiş edildiği" anın oyun havası idi. Senaryo onun ipucunu birkaç sahne önce veriyordu "Cüce"nin repliklerinden birinde

Adsız dedi ki...

Bugün eşimle gittik oyuna, çok kötüydü. Tam bir işkenceydi. Bu kadar kötü bir oyunu alkışlayan insanlarla aynı havayı soludugum icin utandım. Hoş bu onu alkışlarlar, melih gökceği seçerler. Biz ankaralılar beter olalım. Bu oyunu alkışlamak mide isterdi. Millette ne mide varmış bee.

Adsız dedi ki...

Bu yorumları çok ilginç buldum. Sanırım beklentiler biz oyun izleyenlerin algısını çok etkiliyor.
Ben ses ve ışığın anlam yaratmada nelere kadir olabileceğini görüyorum tiyatroda. En iyi oyuncu onlar bence.
Özel ve beter bir mesajı olduğunu da düşünmüyorum oyunun. temalar evrenseldi.
Yine de oyun ne söylerse söylesin durup insan olmak üzerine düşünebileceğimiz bir kaç saat verdi bize. benim güzel bulduğum çoğu sanat yapıtı bunu yapıyor.

a.nur... dedi ki...

@Son adsız
Ben böyle düşünen insanları seviyorum işte!

a.nur... dedi ki...

@buraneros
O yoruma üzüldüm ben aslında, biliyorum gülüp geçmem gerekiyor belki, belki görmezden gelmem ama yani bu kadar acımasızca eleştirmek beni ister istemez etkiliyor:/

a.nur... dedi ki...

Arkadaşlar, ben iyi bir tiyatro izleyicisi olduğumu iddia etmiyorum.Yanıt vermedim birkaç yoruma, çünkü bir fikrim yok nasıl daha iyi algılanabileceği konusunda. Sonuç olarak ben bu oyuna gittim ve bir şeyleri beğendim, bir şeyleri beğenmedim, bir şeylerin orada olma sebebini kavrayamadım. Hı deseniz ki sonuç nedir diye, sıkıldım izlerken. Ama her sıkıldığım şeye "berbat, iğrenç" diyemem ben. Birileri emek vermiş sonuçta, hem her şey çirkin diyecek kadar dar mı bakıyoruz olaylara?

Ben bu yazıyı yazdım, bakın dikkat edin "ben" var burada, kişisel bir görüştür nihayetinde ve ne olursa olsun saygı duyulmalıdır. Kırıcı sözlerinizi tartın lütfen ve çıkarın at gözlüklerini...Nihayetinde bir oyundu ve hiçbir yerde oyun hakkında yorum yoktu ben de yazayım dedim. Oturun siz de yazın biz de okuyalım. Saygı duyalım.

Adsız dedi ki...

Ben ve eşim tiyatrodan pekte anlayan insanlar sayılmayız. Ama sırf oyun adının çekiciliği sayesinde, kendimizi akün'ün kapısında bulduk.

Oyuna gelince; evet ilk başlarda gayet iyiydi, ilgi çekici bir başlangıç, tiyatro sanatını birebir uyduğunu düşündüğüm güzel bir mistik hava vardı. Tamda heyecanlanmaya başlamıştımki aniden araya giren oyun havası durumunu çözmekten, oyunu irdelemeye fırsat kalmamıştı. Genel olarak "oyun istediğim tatmini yaşattı" diyemem. Ama yinede ara ara sergilenen muhteşem serenat tadındaki haykırışlar alkışı hakediyordu.

Bildiğiniz gibi akün'ün arkasında şinasi sahnesi var. Bir afiş vardı dün gece şinasi'de büyük boy, kırmızı renkli ve aksakallı bir dedenin resmi nakşedilmişdi :)...
Genco ERKAL'ın ayın 24'ünden sonra sahnelenecek oyunu "Marx'ın dönüşü"... Bilet fiyatları 20 ile 40 tl arası değişiyormuş....

Sonuç olarak, memur maşıyla kırk kanaat geçinmek zorunda olan birkaç oyuncuya ve yönetmene bukadar yüklenmek haksızlığın en büyüğü olsa gerek diye düşünüyorum. Daha iyisini yapacağını düşünen arkadaşlar varsa, burada hakaretin binbir türlüsünü sıralamaktansa gidip konservatuar okusunlar. Bizde gidip bu arkadaşları göğsümüz kabara kabara alkışlayalım. Yada utanarak şöyle söyleyelim.

"SİZ HAKLIYMIŞSINIZ"....

mehmet dedi ki...

Ben ve eşim tiyatrodan pekte anlayan insanlar sayılmayız. Ama sırf oyun adının çekiciliği sayesinde, kendimizi akün'ün kapısında bulduk.

Oyuna gelince; evet ilk başlarda gayet iyiydi, ilgi çekici bir başlangıç, tiyatro sanatını birebir uyduğunu düşündüğüm güzel bir mistik hava vardı. Tamda heyecanlanmaya başlamıştımki aniden araya giren oyun havası durumunu çözmekten, oyunu irdelemeye fırsat kalmamıştı. Genel olarak "oyun istediğim tatmini yaşattı" diyemem. Ama yinede ara ara sergilenen muhteşem serenat tadındaki haykırışlar alkışı hakediyordu.

Bildiğiniz gibi akün'ün arkasında şinasi sahnesi var. Bir afiş vardı dün gece şinasi'de büyük boy, kırmızı renkli ve aksakallı bir dedenin resmi nakşedilmişdi :)...
Genco ERKAL'ın ayın 24'ünden sonra sahnelenecek oyunu "Marx'ın dönüşü"... Bilet fiyatları 20 ile 40 tl arası değişiyormuş....

Sonuç olarak, memur maşıyla kırk kanaat geçinmek zorunda olan birkaç oyuncuya ve yönetmene bukadar yüklenmek haksızlığın en büyüğü olsa gerek diye düşünüyorum. Daha iyisini yapacağını düşünen arkadaşlar varsa, burada hakaretin binbir türlüsünü sıralamaktansa gidip konservatuar okusunlar. Bizde gidip bu arkadaşları göğsümüz kabara kabara alkışlayalım. Yada utanarak şöyle söyleyelim.

"SİZ HAKLIYMIŞSINIZ"....

Adsız dedi ki...

merhaba,
ben de oyunu bugün izledim ve sanırım yaşadığım hayal kırıklığı konusunda yalnız değilmişim. ben de oyunu sıkıcı buldum açıkçası.ancak sonuna kadar izlemeye ve anlamaya da çalıştım. nihayetinde belki işi bilene çok şey anlatan ama bana pek bir şey ifade edemeyen bir oyun olduğunu düşünüyorum. her ne olursa olsun, oyuncularının gösterdikleri emek için alkışlanmaya değer olduklarına inanıyorum...

Suad Sadi dedi ki...

Bu oyuna giden ve zek almayan, hayal kırıklığına uğrayan iyi bir tiyatro severim..Çıkışta gözlemledim ki, insanlar hoşnut değildi..Konsantre olmak çok zordu..Rembetiko'da harikalar yaratan Uğur Çavuşoğlu'nun performansı bile bence oyunu kurtarmaya yetmedi..Oyundan önce yazarın Turgay Nar olduğunu okumasam,kesinlikle kulağını tersten gösteren yabancı bir yazar tarafından yazıldığını düşünebilirdim.

Suad Sadi dedi ki...

Yorumları okudum, alkıştan bahsetmiş bir yorumcu, emeğe alkıştan, doğrusunu isterseniz ben alkışlamadım..Son derece kötü bir gün geçirdiğimi söyleyebilirim..Hiç bir arkadaşıma önermedim, gitmek isteyenleri de uyardım..Bir an önce bu temsile son verilmelidir.

ayşe88 dedi ki...

Hayatımda izlediğim en kötü oyundu.Tek kelimeyle berbat!Tiyatro,vermek istediği mesaj belli olan güldürürken de hüzünlendirirken de düşündüren bir sanattır.Bu oyunu nasıl programa koymuşlar anlamadım.Bu kadar mı bozukmuş psikolojileri.İlk yarı bitmeden terk etmek istedim salonu.Ancak anlamsız repliklere sanki çok komik bir şeymiş gibi gülen izeyiciye saygımdan ilk yarının bitişini beklemek zorunda kaldım.Ayrıca Akün sahnesinin de hiç tiyatro havasına uymayan bir salonu var insanı daha da sıkıntıya sokuyor havalandırması falan yoktu galiba, çok rahatsız oldum.Kısacası bu oyuna ruhsal sorunları olup da daha bir katmerlemek isteyenler gitsin.Yada bir an önce temsiline son verilsin.

Suad Sadi dedi ki...

İşte rezalete güzel bir yorum daha..Benim hissettiklerimle birebir aynı, hala bakıyorum oyun vizyonda ve bilet satabiliyor..İnanılmaz..

Adsız dedi ki...

oyunu beğenmeyenler "tiyatro" adına ne biliyorlar sorabilir miyim kendilerine? hiç bir oyunda oynamışlar mı? ya da yönetmişler mi? sorarım kendilerine... biliyorum da ondan konuşuyorum...

oyunu izlediğimi ve alkışlamakla kalmayıp bir de ayakta alkışladığımı belirtmek isterim. oyunda sahnenin kullanılması, ışık efektleri (fark ettiniz mi işkencenin anlatıldığı sahnelerde oyuncuların sırtlarındaki parmak izleri duvarlara yansıtılmıştı), hikaye, kurgu, oyunculuk, mesajların verilmesi çok başarılı bir şekilde gerçekleştirilmiş. ayrıca oyunun günümüzle bağdaştırılmasını da çok başarılı buldum. amerikan emperyalizmi, sömürgecilik, fakirleştirilen ve zavallılaştırılan halk... tam da günümüzü anlatmıyor mu?

birisi bunu alkışlayanların Gökçek'e oy vereceğini iddia etmiş. içinde birkaç tane din unsuru geçti diye oyunu neden alıp çöpe atıveriyorsunuz? hem bu da onların yaptıklarından biri değil mi dini kullanarak insanları dinden soğutmak. dindar bir insan değilim ama onlar bunu yaptıkça itici olmaya başlıyor dinin kullanılması bunu itiraf etmekten çekinmiyorum ama bu oyunlara gelmeyiniz lütfen, birkaç kere allah dedi diye oyunu çöpe atıvermeyiniz... rica ederim...

ben beğendim. haa beğenmemiş olabilirsiniz ama tiyatro emek istiyor özveri istiyor sahne önünde oynayan adamdan, ışık düğmesine basan adama kadar, müziğin "oynat" tuşuna basana kadar, hatta kostümleri diken insana kadar onlarca insanın emeği var. hayal edemeyeceğiniz kadar yoğun, uzun ve yorucu çalışmalar sonunda sahnelenebiliyor bir oyun... o yüzden eleştirin ama haddinizi bilerek!...

Suad Sadi dedi ki...

Keşke yorum yapanlara kızan ADSIZ yorumcu, adını da yazma inceliğini gösterseydi, doğru tiyatro emek ister ve bir toplu çalışma ürünüdür..Rembetiko'da şahane bir performans sergileyen Uğur Çavuşoğlu'nun burada da, iyi işler yapması, dekorun inip kalkması, ışık v.s. unsurlar, bu oyunun kurtarılmasına yetmiş midir ?..Sorun tamamen yazardan kaynaklanmaktadır, bir kargaşa ancak bu şekilde yatarılabilirdi..Çok beğendiniz, güzel, ayakta alkışladınız, o da iyi, kaç arkadaşınıza bu oyunu tavsiye edersiniz ? Lütfen samimiyetle buna cevap veriniz ve lütfen adınızı da yazınız..Tiyatro dolu günler dilerim..

ÖMER dedi ki...

ÜSTAD, KEŞKE BU YAZINI OYUNA GİTMEDEN OKUSAYDIM; AMA ARTIK ÇOK GEÇ UZUN BİR ARADAN SONRA ZAMAN BULUP GİDEBİLDİĞİM BİR OYUNDAN HAYAL KIRIKLIĞIYLA AYRILDIM. GERÇEKTEM ÜZÜLDÜM. VE TAZDIKLARINIZIN BELKİ BİR KAÇ CÜMLESİNE KATILMAYACAĞIM AMA GENEL OLARAK OYUN HAKKINDAKİ YORUMLARINIZA SONUNA KADAR KATILIYORUM.

İYİ GÜNLER DİLERİM,

Adsız dedi ki...

150 den fazla tiyatro oyunu izledim..ama bu oyun kadar güzel kurgulanmış bir başka oyun daha görmedim..herkese tavsiye ediyorum..gerçek tiyatro seyircisi oyunu beğeniyor..sorun oyunda değil..izleyicide.

doğru dedi ki...

ben dün suarede izledim oyunu. bence çok fazla haksızlık yapılıyor,oyuna da emeği geçenlere de. sonuçta tiyatro eseri yoruma açıktır ve bu yüzden her reji farklı bir yorum katar. ben Laçin Ceylan'ın rejisini de,oyunun dramaturjisini de beğendim. sonuçta insan algılamak istediği gibi düşünür. Uğur Çavuşoğlu'nu ben de ayakta alkışladım. abartısız oyunculuğunu, karaktere kattığı ruhu.ayrıca oyunun vermek istediği mesajı yeterince sunmuşlar bize (tabi anlama kapasitesi yeterli olanlardan bahsediyorum). lütfen önce oyunun alt metnini doru olarak okumayı öğrenip, olumlu ya da olumsuz eleştirileri o yönde yapalım...

Suad Sadi dedi ki...

Sevgili Yorumcular, Oyunun yazarı ile birebir sohbet ettim, oyun hakkındaki yorumumu okumuş bir şekilde bana ulaştı,konuşma içeriğini etik olmadığı için açıklamayacağım,Yazar Turgay Nar bu sert tepkisel atmosferi kurguladığını ve beklediğini söylüyor..Şunu tekrar ifade edeyim ;25 yıldır tiyatroya giderim,tiyatro kökenli şimdiki tv yıldızlarının bir çoğunu tiyatroda izledim..En ağırıdan en komiğine yüzlerce oyun sığdı bu zamana..Lemi Bilgin (DT genel Müdürü) oyuncuydu o zamanlar..Demet Akbağ Hadi Çaman tiyatrosunda basit rollere çıkıyordu, Cezmi Baskın AST'da sahnedeydi..Burak Sergen de, ADT oyuncusuydu..Ege Aydan muhteşem bir Çerkes Ethem oynamıştı Şinasi'de..Haluk Bilginer, Ahmet Levendoğlu,Ceylan Palay aynı oyunda bir araya gelmişlerdi(Ve adı buraya sığmayacak daha bir çoğu)..Seyirci de kaliteliydi, oyunlar da..Demem o ki, ben bu kadar kötü bir oyun görmedim.(Bunlar siz ne anlarsınız tiyatrodan, şeklinde görüş bildiren veya bildirmek isteyenler içindir)

leyla dedi ki...

Ali Hakan Beşen adını duymadın mı hiç? yorumcu