1 Ekim 2008 Çarşamba

hayat bayram!(olsa)

ben çoğu zaman eski günleri arar dururum.
düşününce bir yıl öncesi bende hafif bir burukluk ve özlem bırakır...
kötü günleri değil de olaylar karşısındaki toyluğumu,ne bileyim bir derece büyütülmüş çocukluğumu anımsar yüzüme bir gülümseme düşürürüm.
eski bayramlar da böyle galiba...
değişen dünyada değişen bakış açımız...
bir yaş olgunlukla ve belki de bıkkınlıkla çerçevelenmiş gözlüklerle bakmak eskiye.
eski hep güzel gelir bana.
eski evler
eski şarkılar
eski eşyalar
.
.
.
eski bayramlar da bu kervanın yolcusu.
benim eskim bana güzel geliyorsa benden eskinin eskisini tahmin edemiyorum tabi.
en eski insanın bayramına bir ekran koysalar izlemeye doyum olmaz o zaman.
aslında o eski insan "biz" olmayınca fazla da önemi kalmıyor galiba bir eski bayramın.

her neyse.
bugün daha hastaca ve halsizceyim.
soğuk algınlığı etkisini iyice gösteriyor.
ama bayram havası var hala.
"büründüğü battaniyenin altında kitap okuyup burnunu çeken ben"de bile var.
o kadar eskiye gitmeye gerek yok yani.
on yıl sonra hayali bir pencereden bugünü anımsayıp "ah o eski bayramlar" demiyeceğimi kimse garanti edemez:)

ah o eski bayramlar,
hani şu yataklarda şeker yerine ilaç ile beslendiğim,kahve yerine ot çayları içtiğim günler!
:p

hep demişimdir(ya da demişlerdir) yine diyorum.
"dünle yarını düşünürken bugünleri harcıyoruz" diye

nostalji yapmadan,"yarın ne olur" demeden ağız tadıyla geçirdiğimiz bir bayram gelmiş kapıya dayanmış.
geçiyor bile...
nasıl olursa olsun,ne değişirse değişsin değişmeyen bir şey var:
"bugün bayram"
mutlu olup,mutlu etmeye çalışalım.
"hayat bayram olsa" cümleleri boşuna kurulmuyor.
bayramı eskilerde değil bayramda yaşayalım...

2 yorum:

RaMa dedi ki...

öncelikle geçmiş olsun...
eminim ilerde bir gün bizde eski bayramlar dicez şimdiden bile der olduk ama nesee...
blogunu yeni keşfettim güzel bir blog...

a.nur... dedi ki...

saol sanırım geçmek üzere:)
en azından daha kötüye gittiği yok...
"eski derken fazla eskiye gitmesek"işte tüm dileğim bu...