30 Haziran 2009 Salı

Az ama her şey olanlar var ya...



Biz beş kişiyiz aslında. Her şey bir ortaokul zamanı, bir dershanede aynı sınıfa düşmemizle başlamış idi. Kimisiyle aynı sırayı paylaşacak kadar samimiyken, kimisiyle bir selamımız var idi, kimimiz bunu yapmayacak kadar içine kapanmıştı. Bilmiyorduk samimi olacağımızı, şu küçük ilçede buluşacak onlardan yakın kimsemin olmayacağını bilmiyordum.

Bir sınav sonrası hepimiz bir öğretmen lisesinin yatakhanesinde buluşmuştuk. Neydi? Kader... Bir yıl aynı odayı paylaştıktan sonra ayrı sınıflara, ayrı bölümlere dağılmıştık. Araya mekan girmişti ; lakin zaman aynı zamandı. Bir saat misali; ayrılınca duran, birleşince tiktaklamaya devam eden...

Su gibi geçen bir 4 yılın ardından herkes umduğu yahut ummadığı bölümlere dağılmıştı, umduğu yahut ummadığı şehirlere... Canlarım biri mat. öğretmenliği ikisi tıp ve bir hukuk olmak üzere okuyorlardı işte!

Bugün bir tanesi hariç, 4 kız toplaştık yeniden. Ben biraz insafsız olduğumdan(napıyım arayıp sorma huyum yok) bana biraz kırgınlıklarını belirtseler de eski halimize dönüvermiştik kısa zamanda. Yine o mutlu, yine o cıvıltılı hale... Baksan hepimize o kadar farklıyızdır ki (kim demiş farklı insanlar anlaşamaz diye) ama bir ortak noktada buluşuveririz işte: Arkadaşlık.

Ankara'dan dönünce, eski arkadaşlarım, komşu insancıklarımın hanım kişileri "Eskiden böyle değildin, pasifleştin..." gibi naralar atadursunlar bana. Onlara "Küçüktüm ve çevremde siz vardınız, herhalde dışarıda olacaktım, herhalde okula gidecektim..." diyemiyordum ama demeyi isterdim, gerçekten! Yani o beş kişiden başka arkadaşım yok benim bu şehirde...Ailem, birkaç akraba ve onlar... Onlar okudukları şehirlerden gelinceye kadar evde tıkılır halde oluyorum genelde:)

Çevremde çoğu zaman olmayan ama bir şekilde içimde yer edinmiş, olmadı mı da olmayan insanlarım onlar, arkadaşlarım. Bugün bir kez daha anladım ne çok sevdiğimi, sevildiğimi... Çok ara vermeden arayıp sormam gerektiğini...

Arkadaşlık güzel şey be!
Az ama her şey olanlar var ya ondan işte...

11 yorum:

StummScream dedi ki...

ne mutlu sana değerlendir bunu

melankolikdeli dedi ki...

az ama öz olsun. böylesi daha iyi (:

Dolunay dedi ki...

az olsun , kalıtelı olsun.

tahtaKukla dedi ki...

ah 2 elin parmaklarını geçmeyen dostlar,bazen aile çekirdeğinin kabuğundan içeri sızabilen türleri de olabilen hayatımı en anlamsızken birden anlamlılaştıran anlatılamayan yaşanabilen harkulade insancıklar.
toplum ağzı bu konuda der ki: " az olsun öz olsun " :X

a.nur... dedi ki...

Az ama öz!Böylesi daha güzel...
Verilecek sevgi de çok oluyor öyle olunca:P

Adsız dedi ki...

Burada mutlulukları da okumak güzel.

a.nur... dedi ki...

Teşekkür ederim de neden kendinize "adsız" gibi bir kimliği tercih ettiğinizi merak ediyorum. Bu aralar adsız yorum alıyor olmamdan kaynaklanıyor sorum.

a.nur... dedi ki...

Cümlem çok yamuk olmuş ama:P
kendinize tercih ettiğinizi nedir ya?

Sıradan bir blog okuru :) dedi ki...

Blog kullanıcısı olmadığım için benim yerime tercih ediliyor zannediyordum ama aşağıda kendinize bir kimlik seçin sorusunun seçenekleri arasında adı/url diye de birşey olduğunu daha az önce farkettim :). Velhasıl kelam, blog kullanıcısı olmayan bir blog okuru işte.

a.nur... dedi ki...

Hı peki, ben de isminizi yazmak istemeyip bu seçeneği tercih ettiğinizi düşünmüştüm:)
Herkesin blog sahibi olması gerekmiyor zaten, aferdersiniz yine de:)

Adsız dedi ki...

dIYrfS uoqrilkhztyi, [url=http://wfiaswhpsnzv.com/]wfiaswhpsnzv[/url], [link=http://xyikfsxytvlb.com/]xyikfsxytvlb[/link], http://fyjiaopjqcag.com/