18 Haziran 2009 Perşembe

Kavram yanılgısı

8 bölümden oluşurdu seksek. Bir karenin tam ortasına koymalıydın ayaklarını, çizgiye basmamalıydın.
Birinci sınıftayken uyarırdı öğretmen “çizginin dışına taşırma harfleri” derdi.
Yol kenarlarına çizgi koyardı birileri, çizgi içersinde yürümeliydi yayalar.


Çizgi önemliydi.
Bir şeyleri ayırırdı ya hani, işte o ayırmalar önemliydi.
İki şey birbirine çok yakınken bambaşka şeyler ifade edebiliyordu.
O yüzden batmalıydı göze çizgi.
Ayrılmalıydı bir şeyler.


p.s: 04.04.09 dan kalan ve neden yazıldığı hatırlanamayan yazı

5 yorum:

beenmaya dedi ki...

vardır bir nedeni
ve hatırlanır vakti geldiğinde :)))

a.nur... dedi ki...

Umarım:)
Ama çok iyi şeyler değildi sanki.Gerçi her şeyin hatırlanmak için iyi olması gerekmiyor sanırım
8-)

koyusiyah dedi ki...

bu çizgi denilen ötesine geçilemeyen şey değil mi?

Evren dedi ki...

anlar vardır o çizgiyi aşmak istediğin, ama çizgidir işte bilirsin ötesine geçmek oyundan atılmaktır... bazen ooyundan atılma pahasına geçmek lazım çizginin ötesine. bir de oradan bakmak lazım hayata...

a.nur... dedi ki...

@Koyusiyah
Aynen öyle...

@Evren
Cesaret lazım galiba ki zor...
Ama lazım.