2 Nisan 2010 Cuma

Dinlence



Aslında bu denli karanlık değil gölgelerimiz.
Kırmızı ışıkta geçmek,
marifet değil sanıldığı gibi...
Ve kahkahalar, akşam gezmeleri.
Gün bitimine malolmuş sayfalar,
Yalanlar,
Sorular...
Bu denli önemli değil
bir şemsiye altında yürümek,
çamurlu ayakkabıları eşiğe sürtmek...
Perdeyi çekip akşamüstü uykularına gömülmek,
ayak kaydıran rüyaları bölmek,
bölünmek...

Aslında sanıldığı gibi değil
yüzen balık.
Denize düşen taş,
su yosunları.

Sanıldığı gibi oyun değil çocukluklar
Ve önemsiz değil bir liralar
Pencerelerde bekleşen rüzgar,
Ayçiçeklerine konan kelebek,
Su diplerinde dinlenen yakamoz...

Aslında farkedilmeyecek kadar küçük
Sözcükler,
Bak gör!
Uzakta görülmeyecek bu harfler.

Aslında
sanıldığı gibi çığırtkan değil kalabalıklar
Ve şu kadının paltosu
Parlak değil.

Aslında,
Gülüşlerde dinleniyor hüzünlerin,
Ve hiçbir şey sandığın gibi olmuyor...

4 yorum:

beenmaya dedi ki...

"Aslında,
Gülüşlerde dinleniyor hüzünlerin,
Ve hiçbir şey sandığın gibi olmuyor..."

ne demeli bilemedim. harikasın...

buraneros dedi ki...

ne demek şiir gibi...

daha ne olsun:))

Yine döktürmüşsün.

melankolikdeli dedi ki...

allahım niye blogger'da "like" butonu yok !

_zAhİr_ dedi ki...

...
"ve şu kadının paltosu
parlak değil"

Aynı kadına bakmak başka kadınları görmek..