Yorgunluktan koltukta sızmak üzereyken bir anda, aramak için söz verdiğim bir dostumu ihmal etmişim gibi, alelacele bloğu açtım. Sanki sayfalarca anlatacak şeyim varmış gibiydi. Kalbim kadar temiz(!) bu ekranla uzun süre bakıştık. Çıt yok. Şairin dediği gibi “Sanki dünyadaki bütün çay ocakları kapalı.”
Buraya ilk yazmaya başladığım sıralar Ankara’da üniversite okuyordum. Her yazıda muhakkak art arda Yann Tiersen’den bir parça dinler, hayata ve kendime dair tüm düşüncelerimi, hayallerimle yogurup ortaya bir yazı çıkarırdım. O zamanlar yazmak vazgeçilmezdi benim için ve su icmek kadar kolaydi. Şimdi 35 yaşındayım. Başka bir şehirdeyim. Okulumu bitirmişim, mesleklenmisim, evlenmişim, anne olmuşum. Değişen onca şeyin arasında yazma tutkusu içimde bir ukde, kanayan bir yara gibi, artık bizden geçmiş gibi hüzünle bana bakıyor. Yazamıyorum da. Aklıma bir şey gelmiyor, nereden başlayacağımı bilmediğim bir hikaye var ve dahası kelimeleri unutmuşum sanki. Öyle karmakarışık ama içimi de sızlatan bir şey. Değiştim mi ben? Artık eskisi gibi okuyamıyorum ya, yazmak da imkansızlaştı mı?
Hiç büyümedim oysa. Sanki aynıyım. Sadece rollerim yenilendi, başka başka isimler aldım ve çoğaldım. Yalnızlığım azaldı. Bitmedi şüphesiz, çünkü her insan bir parça yalnızdır. Eskiden çok yalnızdım. Üzgündüm. Üzgünken daha mı iyi yazılıyor?
Buraya daha sık gelmek, mümkünse eskisinden de çok yazmak istiyorum. Yapabilirim umarım. Yola çıktığımda belki nereye gideceğimi hatırlarım. Ne dersin?
5 yorum:
Yaaa bir de Yann Tiersen vardı... İstersen yaparsın, kaleminin gücünü bilenlerdeniz:))
şey vardı hani bir zamanlar, bu mesajı birilerine gönderirsen tüm dileklerin yahut bu mesajdaki haller gerçek olur vs vs.
diyorum ki ; ben ikinci yorumcuyum. beş kişi daha yazarsa olur bence bu iş :)
latife elbet..
bazen oluyor öyle. hayat gibi yazmak. nasıl düşe kalka ilerliyorsak hayatta. yazı çizi de biraz öyle. durmak zamanı gelince duruyor yazma vakti gelince kalem oynatıyoruz. yeri ve zamanı gelince buluyor zaten cümleler bizi. sizi de bulacaktır.
öyle yani.
al benden de o kadar :) seneler sonra bugün gelip dolandım biraz buralarda..belki yine gelirim :)
Bunu ben de düşünüyorum, sık sık. Yaxmak için insanın bir meselesi, bir derdi mi olmalı diye... Fakat şundan eminim, bıraktıkça, o da seni bırakıyor.. Bırakmamalı....
Çocuğu olunca bir kadının, bir süre dünya onun çevresinde dönüyor. ama odağını unutmamalı :) sevgiler..
...tohumu yazdın,fidanı yazdın...ağaç olmuşsun...bırak kendini rüzgara çocuk; o hatırlatır seni sana,kulağına senin dallarından yapraklarından esip fısıldayıp...
Selam bu arada,
ben 911.
Yorum Gönder