15 Aralık 2011 Perşembe

Daha Başka, Yine Böyle

Bugün evden hiç çıkmadım. Dün de, ondan öncesinde de... Dışarıda kuru bir soğuk var ve pencere manzaraları da beni dışarı çıkmaya sürükleyecek kadar çekici değil. Her yer sapsarı, mat... Evin yanında bir hapishane vardı beni mutlu eden (hapishanenin insanı mutlu edeni görülmüş şey olmasa da bunun için geçerli sebeplerim vardı, yalnız o başka bir yazının konusu.) birkaç yıl önce yıkıp yerine bir çocuk parkı yaptılar. Gündüzleri çocuklar, hava kararırken de sevgililer geliyor. Önceden, küçükken, akşamları balkona çıkınca karanlıkta minik ışıklar görürdüm ve konuşmalar duyardım. Fısıltıyla konuşurdu askerler ve o akşamlar çok soğuk olurdu. Ellerindeki küçük ışıkların -sigaraların- içlerini ısıttığını düşünüp avunurdum. Şimdi bile bazı akşamlar birileriyle dışarı çıktığımızda, hava soğuk olduğunda, içimizden biri sigara yakınca onun ısındığını düşünüyorum. Hem artık üşümeler korkutmuyor beni, hatta mutlu ediyor. Düşünüyorum da o askerler de mutlulardı belki...

Şunu da düşünüyorum: Aşk. O da soğuk kış gecelerinin birinde doğmuş olmalı.

Sonra uyuyorum işte. Kış uykusuna mı yatsam diye diye...





.

0 bulan: