1 Mayıs 2009 Cuma

Kim bunlar kim bunlar?(m.i.m)

Geçen hafta pek güzel bir mim dolaşıyordu etrafta... Finduilas, sLn, cartmantr ve melankolikdeli tarafından mimlenmiş bulundum:)Konusu : "Okuduğumuz blog yazarlarını nasıl biliriz?"

Hakkımda söylenenlerin ortak noktası "duygusal" olmam gibi görünüyor... Belki karamsar görünüyorumdur, belki hep hüzünbaz bir çizgi çekmişimdir buraya...Ama ne biliyor musunuz? Hüzünlerimi anlatmayı seviyorum, mutlu olsam da buraya içimdeki kuyudan söz etmek istiyorum...Hani anlatamadıklarımız vardır ya, içimize tıkılıp kalmış sözcükler... İşte ben aha şu aha bu diye mutlu,şirin günlerimden pek bahsedemiyorum...Çokları fevkalade olumsuz görebilir ama değil öyle...Görünenle yetinmemeli...(Söyledim rahatladım mı ne?)

Eveet şimdi işe koyulup sayalım dökelim ne varsa...Bende ne tür izleri var aklıma gelenleri sıralayayım...
İlk olarak mimi ilk yollayandan başlayalım ve devam edelim:)

Finduilas: Bu hatun kendiyle eğlenen biri...Herkes sus pus olmuş, sıkılmışsa mesela o sıkılmaz, gülecek bir şey bulur hemen:) Hayatı dalgaya alıyormuş gibi gelebilir size ama aslında almaz...Birçok şeyi önemser, gülüyor zannediyorsanız yanılabilirsiniz, içine atmış olabilir.Sonraaa Chuck sever, photoshop yapar:) Bence iyi bir dinleyici, iyi bir arkadaş olur...Hareketli, biraz asi, muzip, sıcak biri kendisi... Ben yazılarını okurken eğleniyorum mesela, değil ki tanımak:))

sLn: sLn hakkında birçok şey anlatabilirmişim gibi geliyor. Aslında sLn her şeyi anlatmayı sevmeyen biri, yüzeyi verir size, derinini kendine saklar...Ama ne bileyim onu bir şekilde anladığımı zannediyorum, tuhaf...sLn hayatı dolu dolu yaşayan biri bence, çok yönlü bir kere...Onunla olan kişi her türlü eğlenceyi tadabilir...Bir yönü çok muzip, bir yanı mantıklı, bir yanı duygusal... Hepsi orantılı bir şekilde dağılmış ama... Ona ne duygusal derim ben ne mantıklı ne deli derim...Hepsinden az biraz var.O sevdiğini her türlü sevebilir, sevdiği için her şeyi yapabilir ama sevmediğini görmek istemez. Bir yönle gözünde kocaman olabilirsiniz ama bir yönüyle sizi içinde aşağılara çekebilir...Düşünmeyi, kafa yormayı sever...Ama bu onu yorar da aynı zamanda...Sinirlenince yanında kimseyi istemez, kalabalığı sever ama yalnız kalmak da onun için vazgeçilmezidir. Tutkuları vardır:Yazmak, okumak, müzik,sinema,futbol,tiyatro... gibi.Sevdiği şeyleri yaparken başka şeylerden arınabilir, içini sıkan bir şey varsa onu unutabilir misal... Bir de bence çok iyi bir öğretmen olur!
(Daha da yazarım da bu kadar yetsin eheh:p)

melankolikdeli: Naif biri olmalı kendisi, bloguna bakınca da bir sadelik görüyorum belki ondan... Balık burcu olmasından kaynaklanan bir duygusal yanı var...Fakat uzun uzun duygularından bahsetmek istemiyor sanki...Kısa cümlelerin içine gizliyor çoğunu.Bence onu tanıyanlar daha çok "deli" yanını görüyorlar. Böyle belli çerçeveleri var hayata dair, bakış açıları bunlar...Fikirlerinde bir netlik gözlemliyorum çoğu zaman...Deli yanına gelince, eğlenmeyi seven biri kesinlikle...Kırmadığınız sürece bu yanının keyfini çıkarabilirsiniz:))

Cartmantr:Nette gezinirken tesadüfen bulduğum ilk blog yazarı, yeri bir şekilde ayrıdır o yüzden:) Cartmantr'da en öne çıkan özellik analiz etmeye olan eğilimi...O bir durumu analiz eder, sonra ona uygun çözüm arar. Soruna takılıp kalan biri olduğunu hiç düşünmüyorum. Rahat biri, kendi düşünceleri daha ön planda olan biri, başkalarını önemsemez sanki o kadar da... Bir şeyi kafaya takmaz, çözüm yoksa oluruna bırakır. Kendisiyle vakit geçirmeyi sever, eğlenmesini bilir...Müzik dinler, basketbol ve film tutkusu ön plandadır. Plan yapmayı sever ama uygulayabildiği tartışılır. Kendisini eleştirir, ordan burdan bakar...Kendini iyi tanıyor evet:)

antepian: Komik biri antepian:) Ama sanmayın ki boş komediler peşinde...Bir şey hakkında güldürürken düşündürmeyi de biliyor her nasıl yapıyorsa. Kendinden emin, kendine güvenen biri olduğunu düşünmekteyim. Geniş yelpazelerden bakar ve fikrini oluşturur, fikrini savunur sonuna kadar...Herkesle iyi olmaya çalışmaz, o kendini koyar ortaya ona yanaşan onunladır sanki:) Kendini anlatmaz, o fikrini koyar, tanıyan tanır... Sözünü sakınmaz, söyleyecek sözü varsa ortadadır zaten. Gizlenmez...Müzik, sinema, gündeme dair pek çok konuda bilgilidir, bilgiliyim havalarında hiç de değildir tabii:) Kızlar konusunda epey bilgili, tavlama konusunda da başarılı olmalı( e tavsiyelerle dolu blogun:P) Bir de zeki olduğunu düşünüyorum8-)

besimi: Tam bir müzik tutkunu! Tutkun ve bilgili evet:) Besimi bende de umursamaz bir etki bırakmış nedense(bknz: sLn'in tanımlaması) Sonra besimi komik biri, aslında bu yönünü yansıtan yazılarını okumadım. Ama bana çok komik geliyor, "besimi kardeş" demeyi seviyorum, böyle sevimli bir tablo oluşturuyor bende:) Konuşkan biri olmalı, sohbet etmeyi seviyor sevdikleriyle...Aslında metal dinleyen insanların hayata çok çok karamsar bir profilden baktıklarını düşünürüm ama besimi için bu geçerli değil.

buraneros: "Sinema, yazmak, kahve, aile, kitap..." gibi hayatında ön plana çıkmış kelimeleri var. Bir şeyi kendine özel yapmayı seviyor, keyif alacağı ortamlar oluşturabiliyor.Bir baksan çok sevecen, bir baksan çok duygusal, bir baksan -çok bildiği her halinden belli- fikirlerini koymuş ortaya... Mütevazi, düzenli, sade biri...Sadeliğin içinde mutluluğu kovalayan biri...Yataktan kalktığında yüzünde gülümsemesi olan biri bence:) Yaşama dair pek çok olumsuz şeyi keşfettiği halde mutluluğu aramayı bilen biri...Başkalarından çok kendisini ve sevdiklerini koymuş baş köşeye, gerisi o kadar da önemli değil onun için...Küçük, şirin bir dünyası var ve o dünyalara bedel...

koyusiyah: Onun hayatında iki renk var siyah ve beyaz. Bu bir şekilde beşiktaşın yansıması, bir şekilde onun hayatının yansıması...Çok, çok duygusal...Yazılarını okurken dipsiz bir kuyuya itilmişsiniz gibi...İçinde bir kırılgan var, bir küskünlük, sanki zamanında çok kırılmış. Bu demek değil ki umutsuz, hayır, umut var bir şekilde ama sanki o umudu çıkarmamak için inat ediyor...Yazmak onun için vazgeçilmez, bir tutku olmuş...Biraz da beyaz yanına değineyim. Beyaz çünkü, sessiz ve sadelik var hayatında, dağınık görüntü altında yerli yerinde bir hayat. Açık bir beyin, fikirler siyah altındaki beyaz zeminde... O istemezse ona bir şey yaptıramazsınız...Sonra kibar ve düşünceli biri, oldukça mütevazi...Küçük dünyasında hayatı algılama çabası içinde, çok fazla isteği yok ama düşüncesi çok.

mischief:Melankolikdelinin dediği gibi başı beladan kurtulmuyor:P Ama o her durumun sıkıntısından kurtulmayı bildiği gibi bunu da eğlenerek atlatabiliyor. Gözlemci bir kişi ablamız:) Dışa dönük komik yanı var tamam da yazıya dökmediği pek çok şey de var. Eleştirel yaklaşıyor pek çok şeye, mantıklı biri gibi geliyor. Ablası gibi(bknz: sLn) kültürel anlamda bir çok yönlülük var. Kesinlikle kendinden emin...Uykuyu seven tembel bir mischief de var onun içinde:P Ya yazdıklarını okurken her daim eğleniyorum ben, olmayacak durumları bile eğlenceli hale getirebilen biri demiş miydim?

Daha anlatmak istediğim birçok yazar var ama hani vardır ya aklına birkaç isim ve birkaç özellik geliverir aniden... Şimdi yazdıklarım işte bu kişiler:)) Takip listemdekilerden ısrarla almak istediğim birkaç isim daha var idi ama çok çok uzun bir yazı da olmasın istedim:) Yazdığım sevgili yazarlar hakkında da yanlış şeyler düşünmüşsek affola... Birçokları yazdı zaten bu mimi ama yazmayan 2-3 kişi var daha(eheh) mimi onlara ve takip listemdeki diğer insancıklardan yazmak isteyenlere paslıyorum(güzel bir mim bence istekli olnumalı)

Neyse bu mimi bana yollayan o sevimli insanlara teşekkürlerimi yollayayım...
Blog alemi deyip geçmemeli insan, bunu anlıyorsun yazdıkça...
Sizi tanıdığım, tanımaya çalıştığım için mutluyum:)
Hep yazın emi?

8 yorum:

melankolikdeli dedi ki...

Herkes kısa yazdığımı ve düzenli olmamı çözmüş (: eyvah deşifre oldum (:

sen de hep yaz emi (:

CaRtMaNtR dedi ki...

kendim hakkında yazılanları okurken gerçekten güldüm çok eğlenceli olmuş :D

analiz konusunda da çözüm bulamazsam oluruna bırakcağım konusundada haklısın. diğerlerinin düşünceleri dinlememe konusu sanırım bazen bencilliğe kadar ilerleyen bir durumda olmuyor değil :D

sLn dedi ki...

Anlatabileceklerim ve anlatamayacaklarım arasına çizdiğim çizgiyi acaba sadece ben mi biliyorum, acaba her şeyimi anlatıyormuşum gibi mi görünüyüyorum diye çok uzun zamandır düşünüyorum, şimdi gördüm ki çizdiğim çizgi oralardan görünmekteymiş. Sevindim :) Anlaşıldığımı hissetmek güzel :)

Bir de yazdıklarını okuyunca kendimi bir şey sandım şimdi :)) Kendini başkalarından dinlemek ilginç bir şey, güzel şeyler duymaksa şahane bir şeymiş :) Teşekkür ederim canım :)

a.nur... dedi ki...

@melankolikdeli
Eh eh çözülmek bir anlamda güzel, kendinden parçalar taşıyor blogun güzel be!

@cartmantr
İyi tahmin desene, e sevindim:))

@sLn
İyi şeyler söylemeye gayret etmedim(gayret et güzelim çalıyor şu an:D) Öyle algıladım ben:))

Finduilas dedi ki...

Kesinlikle tam da anlattığın gibiyim. Ne bir eksik ne bir fazla... :) Kendimi anlatamadığıma üzülen biri olarak çok hoşuma gitti bu. :)

...Ha bir de sen de hep yaz e mi?

buraneros dedi ki...

Evet doğru tespitler var,yazdıklarımdan yola çıkarak...Ama daha yazacaklarım var:))Belki o zaman bazı ilaveler olur ,bazıları çıkar ama di mi?...Güzel ve doğru tespitler var ''bu alemde en sevdiklerimden biri,'';ben de yazacağım amma, valla ilk defa bir yazı konusunda bu kadar zorlanıyorum,sln pası attığından beri her yarde bu mim üzerine düşünmekteyim:))

Teşekkür ederim sana da...hadi bana kolay gelsin:))

koyusiyah dedi ki...

Şimdi yandım...Bu kadar başarılı bir anlatımdan sonra yepyeni bir kimlik edinmeliyim..ne zaman ki senin blogunda bişeyler okusam bana ait, daha bir şaşırıyorum..siyaha boyanıyor, sade ve sessizce susuyorum..
"...yazılarını okurken dipsiz bir kuyuya itilmiş gibisiniz.." işte o kuyunun içinden haykırırken sesime geldin, kelime ördün ucu ucuna uzatıp aşağı sarkıttın, sonra onlara tutunup ben yanına çıktım...bu başarılı tasvire ne denir....?

a.nur... dedi ki...

@Finduilas
Çok sevindim ben o halde:))
Bir de bu halini hep koru:)

@buraneros
Yazını okudum bile...
Hakkımda bir sayfa yazı yazmış kadar oldun, emin ol:)

@koyusiyah
Yanında yer edinebilmişim ne güzel...
Anlatmak zor oldu biraz, yani bir insanı bir paragraf içine sığdırmak güç idi...